21 Aralık 2018 Cuma

Asansörün Tarihi

Asansör tarihe baktığımızda ise Romalılardan bu yana süre gelen bir asansör tarihi vardır. Günümüzde dikey veya yatay  taşıma aracı olarak kullanılan ve insanlık için sunulan en güzel hizmetlerden biri olan asansör ilk olarak Avrupadan bütün dünyaya yayılmıştır.

Yazılı kaynaklardan edinilen bilgilere göre  eski Roma İmparotorluğunun saraylarında katlar arasında inen çıkan dolapların olduğu belirtilmektedir. Romalı bir mimar olan Vitarüs M.S. 26 yılında yazdığı eserinde Roma da M.Ö. 236 yıl önce yükleri indirip ve çıkarmak için kullanılan bazı araçlardan bahsetmiştir. O zamanın bilim adamları, kaldırma ve indirme işlemi yapabilen bu dolapların ilkel bir asansör olduğu kanısına varmışlardır.

Orta çağda dolapların(asansör) manastır duvarlarında dışarıdan çalışan asansörler olduğu bilinmekteydi. Bu dolapların korunma ve savunma için yapılmış olduğu ve düşman baskını sırasında içeriye girmelerini engellemek amacıyla yapıldığı düşünülmektedir.

16. yüzyıl da Pascal, 1738 yılında da Bernoulli ve Evangelista Toriçelli tarafından ilk hidrolik sistemler araştırmaları yapılmıştır. Günümüzdeki asansör sistemlerini, hidrodinamik ve suların akış ve hareketlerini inceleyip akışkanlarının sahip oldukları enerjiyi bulan Pascal, Evangelista Toriçelli ve Bernoulli gibi bilim adamlarına borçluyuz. 1662'de Fransız matematikçi Blaise Pascal, günümüzde kullanılan vepascal kanunu olarak bilinen hidrolik asansörlerinde çalışma sistemlerinde prensip olarak kullanılan bir buluş yapmıştır.

1800'lü yılların ortalarında yük taşıyabilen birçok basit yük asansörü yapılmıştır. Bu eski asansörler, hidrolik olarak çalışmışlardır. Velayer adlı bir Fransız mimar 17. yüzyılda bu ilkel cihazı geliştirmiş ve karşı ağırlık ile dengede çalışmasını sağlamıştır. El ile çevrilerek hareket ettirilen bu alete, uçan sandalye de denilmiştir.Çok değil; 15 yıl sonra da Henry Waterman adlı Amerikalı mimar büyük bir dolap yapmış ve iki katlı bir binada kullanmış ve bu cihazı da basınçlı havayla çalıştırmıştır. Böylece insan gücüne gerek duyulmadığını göstermiştir. 1850'de Henry Waterman  ‘sabit halat sistemini’ icat etmesiyle tanınmıştır.

19. yüzyılda fabrika ve maden ocaklarında kömür ve diğer gerekli maddeleri taşımak için yük asansörü kullanılmıştır. 19. yüzyıl ortalarında ise insanların can güvenliğini tehlikeye atmayan ilk asansör geliştirildi. 19. yüzyıla kadar bu yapılar insanların merdivenle çıkabileceği yükseklikte yani en fazla dört beş katlı yapılıyordu. Bu yapılan asansörler buhar gücü ile çalışırlardı. Bu asansörlerde buhar makinesi tamburu

1870-1900 yılları arasında genelde hidrolik asansör kullanılırdı. Bu sistemin yarısı yapının üst katından yere kadar inen, diğer yarısı da temel altında ve temelin altında toprağa gömülü halde olan çelikten bir silindir asansör boşluğunu oluşturuyordu. Asansörün kabini de bu silindirin içerisinde aşağı-yukarı hareket edebilen sağlam çelik pistonun üzerine bağlanmıştı. Bu asansör su ile çalışırdı. Silindire basınçlı su pompalandığında asansör aşağıya iniyordu.İlk elektrikli asansörü 1874'te Elisha Graves Otis adlı mucit icat etmiştir. 1880 yılında Alman mucit Werner von Siemens tarafından asansörlerde elektrik motoru kullanılmaya başlandı. Elektrik motoru, kabinin altına montaj edilip, kuyu duvarına askılarla sabitlenen dişlilerle çalıştırılıyordu. 19. yüzyıl sonlarına doğru elektriğin yaygınlaşması ile elektrik motorları teknolojisi ve kontrol sistemleri oldukça gelişmiştir.  1890 yılından sonra elektrik motorları yaygınlaştıkça hidrolik asansörlerin yerini
elektrikli asansörler aldı. Günümüzde kullanılan asansörlerin hepsi elektriklidir.

1880 yılında Alman mucit Werner von Siemens tarafından asansörlerde elektrik motoru kullanılmaya başlandı. Elektrik motoru, kabinin altına montajı yapılıp, kuyu duvarına askılarla sabitlenen dişlilerle çalıştırılıyordu. 19. yüzyıl sonlarında elektriğin yaygınlaşması ile elektrik motorları teknolojisi ve kontrol sistemleri oldukça gelişmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder